ERKEK ÇOCUK YETİŞTİRMENİZE YARDIMCI OLACAK İPUÇLARI I

BÖLÜM I


ERKEK OLMANIN AŞAMALARI


I) DOĞUMDAN 6 YAŞA KADAR


Bu yaş oğlan çocuğunun tamamen anneye ait olduğu yaştır. Babanın da rolü vardır elbet ama çocuk tam bir anne bağımlısıdır. Bu yaşın amacı güçlü bir sevgi ve güvenlik duygusu aşılayarak çocukta hayatın yaşanası bir tecrübe olduğu fikrini oturtmaktır.


BU DÖNEMDE KIZ-ERKEK FARKI


  1. Erkek bebekler yüzlere karşı kızlara oranla daha az duyarlıdır.

  2. Kız bebeklerin erkeklere göre daha kuvvetli bir dokunma hissi vardır.

  3. Erkek bebekler daha hızlı büyürler.

  4. Bebeklikten sonraki erken çocukluk döneminde erkekler kızlara göre, oyun oynarken daha çok alana ihtiyaç duyarlar. Daha çok ortalıkta koşturmak isterler. Nesnelerle araları daha iyidir. Kızlar alçak binalarla mutlu olurken erkekler yüksek binalar inşa ederler.

  5. Anaokulunda ya da kreşte oğlanlar gruba yeni katılan bir çocuğu görmezden gelmeyi tercih ederler. Kızlarsa yeni geleni hemen farkeder ve aralarına alırlar.


Yetişkinler de cinsiyete göre çocuklara daha farklı davranma eğilimindedirler. Erkek çocuklara genellikle daha sert davranılır. Kız çocuklara ise daha çok sarılınır. Bebekliklerinde erkeklerle daha az konuşulur. Erkek çocuk anneleri kızlarına göre oğullarını daha rahat hırpalarlar.


Çocukla ilgilenen kişi anne olduğu için oğlan sevgi ve şefkat söz konusu olduğunda onu örnek alacaktır. Anne çocuğu hırpalama ve utandırma konusunda kendine kesinlikle çok hakim olmalıdır çünkü çocuk ilerde bunları örnek almaya programlanmıştır.


Annenin çocukla konuşmaya ve ona bir şeyler öğretmeye olan ilgisi ve bunu eğlenceli bir hale getirmek için harcadığı çaba, çocuğun sözel yeteneklerinin gelişmesini ve daha sosyal olmasını sağlayacaktır. Erkek çocukların sosyal beceriler edinmek için kızlara göre daha çok yardıma ihtiyaçları vardır.


Eğer bir anne oğlunun ilk yıllarında depresyona girer ve onun ihtiyaçlarına tam olarak karşılık veremezse o çocuk ilerde “üzgün beyinli” tabir edilen bir hal alır. Hayatın olumlu yönlerini görmekte zorlanır, depresyona girme eğiliminde olur, nasıl mutlu olacağını bilemez. Eğer anne bu dönemde çocuğa çok fazla kızıp bağırırsa da çocuk annenin kendisine olan sevgisiyle ilgili ciddi kafa karışıklıkları yaşar.


Erkek babaları çocuğu gıdıklamalı, onunla güreşmeli ama aynı zamanda nazik ve ilgili de olmalıdır. Ona hikayeler okumalı ve hastayken onunla ilgilenmelidir. Bu şekilde küçük oğlan erkeklerin heyecan verici olabilecekleri gibi şefkatli de olabileceklerini, kitap okuyabileceklerini, evde bir şeyler becerebileceklerini de öğrenmiş olur.


Eğer mümkünse çocuk 3 yaşına gelene kadar evde ebeveynlerden biriyle kalmalıdır. 3 yaşın altındaki erkek çocuklarda kreşler pek iyi sonuçlar vermez. Çünkü erkek çocukları kızlara nazaran kendilerini daha çok terkedilmiş hissederler ve duygusal olarak içe kapanabilirler. Ayrıca bu aşamadaki bir erkek çocuk huzursuz ve saldırgan davranışlar geliştirirse bu tutumu onda yerleşik bir hal alabilir. Bu yaştaki erkek çocuklar günlerini onlar için çok özel olan insanlarla geçirmeye ihtiyaç duyarlar. Bir erkek çocuğunun öğrenmesi gereken ilk dersler yakınlık, güven, sıcaklık, eğlence ve şefkatte saklıdır.  


II) 6-14 YAŞ ARASI


Oğlan bu dönemde artık bir erkek olmak ister. İlgi ve aktiviteleri açısından giderek babasına benzemeye başlar. Anne hala önemlidir ama geri plandadır. Bu aşamanın amacı çocuğun dengeli bir insan olabilmek için şefkat ve iyi niyet içeren yeterlilik ve beceriler elde edebilmesidir.


Bu yaş dönemindeki bir erkek çocuğun babası bir işkolik haline dönüşüp fiziksel ve duygusal olarak ailesinden kopmamalıdır. Bu, bu dönemde çocuğa yapılabilecek en büyük kötülüktür. Eğer böyle yaparlarsa erkek çocuğun gelişimi tamiri imkansız zararlar görür. Okul başarısızlığı, alkol, uyuşturucu, şiddet eğilimi gibi sorunlar çocuk bu dönemde babayla kurması gereken ilişkiyi tam kuramadığı için başlar.


Daha önce çok fazla televizyon izlememiş çocuklar bile 6 yaş civarına geldiklerinde birden kılıçlarla , süpermen pelerinleriyle ya da güreşmekle çok fazla ilgilenmeye başlarlar ve çok gürültü çıkartır hale gelirler. Yine bu yaş civarında erkek çocukları etrafta olan baba,üvey baba ya da herhangi bir erkek figürüne yapışıp ondan birşeyler öğrenmeye, onu taklit etmeye başlarlar. Eğer baba figürü bu dönemde çocuğu ihmal ederse çocuk o ilgiyi elde etmek için aklına ne geliyorsa yapmaya başlar. Çalabilir, yatağını ıslatabilir, okulda saldırgan davranışlarda bulunabilir hatta gerçekten hastalanabilir bile.


Ancak her ne kadar babacı olsalar da çocukların annelerine hala güvenebileceklerini bilmeye ihtiyaçları vardır. Yani anneye yakınlık devam etmeli ama oyuna artık baba da dahil olmalıdır. Eğer anne varlığını ve ilgisini çocuk üzerinden erken yaşta çekerse bunun kötü sonuçları olur. Çocuk bu acıyla başa çıkabilmek için anneyle bağlantılı olan kısımlarını kullanıma kapatır. Bunlar sevgi ve şefkat kısımlarıdır. Annesi tarafından tatmin edilmediği müddetçe bu tarz duygular hissetmek çocuk için fazlasıyla acı verici bir hal alacağından o da bunları hayatından tamamen çıkartır. Böyle bir durumda çocuk yetişkin olduğunda partnerine hatta kendi çocuklarına karşı da bu duyguları hissetmekte sorunlar yaşar. Gergin ve mutsuz bir adam olur.


6-14 yaş arası bir erkek çocuk annesini hala takdir etmekte ve ondan bir şeyler öğrenmektedir ancak artık ilgisini daha çok erkeklerin sunduğu şeyler çekmektedir. Çocuk gelişimini tamamlayabilmek için en yakınındaki erkek figüründen erkeklikle ilgili yazılımları indirmeye çalışır.


Bütün ilköğretim çağı boyunca çocuk anne ve babasıyla bol bol vakit geçirmeli, onlardan yardım alarak bir şeyleri yapmayı öğrenmelidir. En küçük anların bile çocuk için bir önemi vardır. Bahçede yaz akşamları oynanan oyunlar, beraber yapılan yürüyüşler, kendi çocukluğunuzla ilgili ona anlatacağınız hikayeler, birlikte uğraşacağınız bir hobi ya da spor sayesinde çocukta güzel ve uygun anılar yerleşir.


III) 14 YAŞTAN YETİŞKİNLİĞE


Bu dönemde erkek çocuğun babası dışında erkek bir akıl hocasına ihtiyacı vardır. Anne ve baba artık bir adım geri çekilmeli ancak bu arada çocuğa yol gösterecek olan bu akıl hocasını da ne yapıp edip onun hayatına sokmalıdırlar. Çocuğun bir çeşit usta-çırak ilişkisi kurabileceği birisine ihtiyacı olacaktır. Okul başarısızlığı, alkol, uyuşturucu, şiddet gibi sorunlar bu dönemlerdeki ihtiyaçlar tam olarak karşılanmadığı için yaşanmaktadır.


Bu yaştaki çocukların daha çok tartışması, huzursuz ve keyifsiz olması normaldir. Bu onların giderek kötüleştikleri anlamına gelmez. Sadece içlerinde yeni bir benlik doğmaktadır ve her doğum da beraberinde bir mücadeleyi getirmektedir.


Bu yaş çocuklarına yönelik yapılan en büyük hata hormonal ve fiziksel olarak bir yetişkin rolü oynamaya hazır bu insana 5-6 yıl daha beklemesi gerekeceğini söylemektir. Bu dönemde çocuğun ruhunu tutuşturacak şeyler keşfetmek gerekir. Hayatına biraz tutku ve yaratıcılık katılmalıdır. Ebevynlerin korkulu rüyası olan uyuşturucu, alkol, aşırı risk alma, suça eğilim gibi sorunların gerçeğe dönüşmesinin nedeni bu genç insanlara zaferi ve kahramanca rolleri tatma arzusunu tatmin edecek fırsatlar yaratılamamasıdır. Bu çocuklar içinde yaşadıkları geniş topluma rağmen inanacak ya da katılacak çok az şey görürler. Bir şekilde daha iyi ve yüksek bir aşamaya geçmek isterler ama böyle bir fırsatı bir türlü bulamazlar.


16 yaşındaki ergen doğası gereği ebeveynlerinin sözünü her zaman dinlemez. Delikanlı gösterişli hatalar yapma çağına gelmiştir. Aileyle, özellikle de babasıyla sürekli tartıştığı için yapacağı bu hataların hayati olmamasını sağlamak işi aile dışından erkek bir rol modeline düşer. Bu rol modelinin bulunmasında aileye büyük rol düşer. Bu kişi çocukla birlikte olmaktan keyif alan ve onu önemseyen biri olmaldır. Bir öğretmen, spor hocası,yakın bir akraba bu işe uygun olabilir.

Eğer aile izole bir yapıya sahipse çocuk sosyalleşecek ortamı doğru zamanda bulamayabilir. Sosyalleşme fırsatını olması gerektiğinden geç yakalayan çocuk bunun için daha dramatik ve riskli yollar tercih edebilir. Bazı durumlarda yeterince sosyalleşemeyen çocuğun akıl sağlığında bozulmalar görülebilir, anoreksik ya da intihar eğilimli bir hal alabilir. Bu yüzden eğer bir ergen ebeveyni iseniz çıkıp topluma karışın ve çocuğunuza sosyal bir çevre oluşturma firsatı tanıyın.


EĞER ÇEVREDE UYGUN BİR AKIL HOCASI YOKSA?


Eğer etrafta çocukla bağ kuracak uygunbir akıl hocası yoksa delikanlımız yetişkinliğe giden yolda pek çok çukura girip çıkacak demektir. Bağımsız bir birey olduğunu ispat etmek adına ailesiyle pek çok gereksiz tartışma yaşayacaki depresif ve yoldan çıkmış bir hal alacaktır.

Aile çocukla vakit geçirmeye devam edip onun dünyasıyla bağlantıyı koparmazsa çocuk da kendi dünyası hakkında onlarla konuşmaya devam eder. Ancak aile dışından bir yeişkinin danışmanlığına ve yol göstermesine olan ihtiyacı devam edecektir.

Eğer çocuğunuza ait olacabileceği bir grup yaratmazsanız o kendininkini yaratacaktır. Ama sadece yaşıtlarında oluşan bir grup yeterli olmaz. Bu kendi üyelerine yardım edecek beceri ve bilgiden yoksun, kayıp ruhlardan oluşmuş bir grup olmaktan öteye geçemez ve çocuğunuza olumlu anlamda pek bir şey da katamaz.

Ebeveynlerin yapacağı en yanlış şey ise çocuğu tek başına bırakmak olacaktır. Bu yüzden ailenin devreye giremediği noktada müdahale edebilecek birinin varlığı çok ama çok gereklidir ve mutlaka eksikliği doldurulmalıdır.


KAYNAK: RAISING BOYS, STEVE BIDDULPH, THORSONS

Yorum Yaz
Arkadaşların Burada !
Arkadaşların Burada !